You are here: Anasayfa 1.Şehri Ramazan/Sıcak Dolunay
1.Şehri Ramazan/ Sıcak Dolunay PDF Yazdır e-Posta
Pazar, 07 Ağustos 2011 21:10

Ey iman etmiş kimseler! Oruç tutmak, Allah’ın koruması altına giresiniz diye, sizden evvelkilere, ‘sayılı günlerde, o nedenle sizden her kim hasta olursa veyahut yolculuk üzere olursa diğer günlerden sayısıncadır. Oruca takati zail olmuş olanlar/gücü yetmeyenler üzerine ise bir yoksulun yiyeceği, kurtulmalık olarak borçtur. Kim de gönüllü hayır iyilik yaparsa bu kendisi için çok hayırlıdır; yararlıdır. Ve eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için hayırlıdır; yararlıdır’ şeklinde farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. (Bakara, 183-184)

Ramazân ayı ki, Kur’ân, bir kılavuz olarak ve furkândan, yol göstermeden açık açık açıklamalar olarak kendisinde indirilmiştir. Bu nedenle sizden her kim bu aya şâhit olursa hemen onda oruç tutsun. Kim de hasta veya yolculukta ise diğer günlerden sayısıncadır. Allah, size kolaylık diler, size zorluk dilemez. Bu kolaylık, Allah'ın koruması altına girmeniz ve sayıyı tamamlamanız, size yol gösterdiğinden dolayı Allah'ı büyüklemeniz ve Allah’ın verdiği nimetlerin karşılığını ödeyesiniz diyedir. (Bakara, 185)

Oruç kelimesi Farsça’dan dilimize geçmiş bir kelimedir. Dilimize oruç diye çevrilen bu kelimenin Arapça aslı “savm”dır. “Savm’ın/Orucun Niteliği” makalemizde olduğu gibi bu makalede de savm kelimesini kullanmayı daha doğru buluyoruz. Bakara 183-184 bizden evvelkilere, Bakara 185 ise bizlere farz kılınan savm’ı anlatmaktadır.

1.Hasta ve yolculuk üzere olanlar diğer günlerde sayısınca savm edecektir. Bu bizden evvelkilerde de bizde de değişmemektedir.
Bizden evvelkilerden savm’a güç yetiremeyenler tutamadıkları her gün için bir yoksulu fidye olarak doyuracaktır. Bizde ise herkesin sayıyı tamamlayabileceği bir düzenlemeye gidilmiştir. (Bu hususta “Savm’ın/Orucun Niteliği” makalemiz okunabilir)

2.Bu yazıda inceleyeceğimiz konu savm’ın süresidir. Bu konuda öncelikle Bakara 185’i mercek altına alalım:

Bugün savm’ın 30 gün uygulanmasının sebebi nedir?

Bakara 185’teki “Ramazan ayı” tabirinin bugün Hicri takvimde kullanılan Ramazan ayına karşılık geldiği düşüncesi, savm’ın 30 gün icra edilmesine neden olmaktadır.

“Ramazan ayı” olarak yapılan çevrinin orijinal hali “Şehri Ramazan”dır.

Ramazan sözcüğünün kökü, [r-m-z’dir]. Muteber lugatlarda bu sözcüklerle ilgili şu bilgiler verilir:

[ramaz] ve [ramza], şiddetli sıcaktır. Ramaz, “güneşin sıcaklığının şiddetinden taşların sıcaklaması” demektir.

Bir Kur’an eri olan Hasan Akçay kardeşimizin yaptığı çalışmalara bakalım şimdi:

1- Evvela ayetten de anlaşılacağı üzere oruç, Kur'an'ın inmesi nedeniyle oruç tutulmakta, ve Ayet bize Kur'an'ın indiği zamanı anlatmakta, ve bu zaman diliminde oruç tutmamazı istemektedir.

2- Peki Kur'an ne zaman inmiştir?  “Şehr-i ramazan”  ne demektir?  bir ay ismi midir? "ŞEHR" nedir?  "RAMAZAN" nedir?

3- Klasik (Eski) Arapça Sözlüklerinden olan "şehr" kelimenin etimolojisi incelendiğinde, aynı kökten gelen “ EŞHERAT” sözcüğü... Hamileliği ilerlemiş bir kadını anlatmak için kullanılır.... “ŞEHİRET” kelimesi de benzer şekilde geniş ve kilolu bir kadını anlatmak için kullanılır....YANİ gerek kelimenin kendi ve gerekse aynı kökten gelen kelimelerin tüm etimolojik anlamları incelendiğinde “GENİŞ OLAN”.... “ GÖZE ÇARPAN”anlamı ve manası ön plana çıkmaktadır...

ŞeHR kelimesi lafzen GÖZE ÇARPAN, göz önünde olan demek. Ondan türeyen kelimeler de öyle. Örneğin,

meŞHuR: göze çarpan 
teŞHiR: göz önüne sermek
ŞeHiRat: şişman kadın
eŞHarat: gebe kadın
eŞHaR: göz alıcı çiçekler

4-Peki geniş olan...Göze çarpan , ayet dikkete alındığında ne anlama gelir? Ayet Kur'an'ın indiği zamanı anlatmaktadır... Araplarda zaman ayın konumuna göre belirlendiğine göre... Burada ayın dolanay konumuna dikkat çekilmiştir...

5- şimdi Birde "RAMAZAN" kelimesini inceleyelim: Razaman kelimesi bu manada  bir sıfat olup “YAKAN KAVURAN” anlamlarına gelir.  dahası hicri takvimin düzenlenmesi halife Ömer zamanında yapılmıştır. yani hangi ayların hangi günleri kapsayacağı hatta bir kısım ay isimleri dahi ömer zamanında meydana getirildiğini biliyoruz.

6-  ilgili Ayet Kur'anın indiği anı tasvir ettiği dikkate alındığında , ŞEHR-İ RAMAZAN KELİMESİ,  ramazan ayını değil, Kur'anın indiği anı yani "...YAKAN, Kavuran Günün dolunay vakti"  olarak tercüme etmek ve manalandırmak daha doğru olacaktır.

Oruca hangi ayda başlamamız gerektiğine gelince, 2:185’te Yüce Allah’ın söylediği açık ve net:

KAVURUCU DOLUNAY ki onda kur’an indirildi... o dolunaya hanginiz tanık olursa oruç tutsun – ŞEHRU RAMAZÂN ellezî ünzile fîhil kuran… fe men şehide minkumü’ş şehre fel yesumh.

Yani önemli olan o kavurucu dolunaydır, ki yılda yalnızca bir kez görünür. Yaz dönencesi denen 21 Hazirandan sonraki 0-30 gün içinde.

22 Haziran 2005'te çekilen bu fotoğrafta o yıla ait ŞeHRu ramazân görülüyor.

Hasan Akçay kardeşimize bu çalışmasından dolayı teşekkür ediyoruz.

Hicri takvime ilişkin düzenlemeler Hz.Muhammed’in ölümünden sonra Ebu Bekir ve Ömer zamanlarında gerçekleşmiştir. Ramazan ayına bu isim Kur’an’ın inmesinden yıllarca sonra verilmiştir. Kur’an’ın bütünü incelendiğinde Kur’an ayetlerinin insanın, dünyanın ve evrenin dinamiklerine göre yazıldığı görülecektir. Kur’an, ismini insanların taktığı (hem de yıllarca sonra taktığı) bir ayın ismini zikrederek savm edilmesini istemez. Ocak ayında savm edin ya da Kasım ayında savm edin gibi bir ifadeyi Kur’an kullanmaz. Eğer bir zaman verecekse bunu değişmez dinamiklere güneşin ya da ayın durumlarına vurgu yaparak söyler. Kur’an’ın yazdıklarını değişmez dinamiklere göre yazdığını ve “ay” kelimesinin 30 günlük zaman parçasını değil gökteki ayı işaret ettiğini aşağıdaki ayetten de anlayabiliriz:

Şüphesiz Allah katında; gökleri ve yeri yarattığı günkü Allah'ın yazısında, ayların sayısı, ay olarak on ikidir. Bunlardan dördü haramlardır. İşte bu koruyan dindir. Bu sebeple onlarda [haram aylarda] kendinize zulmetmeyiniz. Ve sizinle toptan savaşan müşriklerle siz de toptan savaşın. Ve şüphesiz Allah'ın muttakiler ile beraber olduğunu bilin. (Tevbe, 36)

Bu ayetteki “ayların sayısı 12’dir” ifadesi takvimlerdeki 12 aya bölünmüş 30 günlük zaman dilimlerini değil, Şehri Ramazan’dan/Sıcak Dolunay’dan itibaren arka arkaya gelen 12 dolunayı işaret etmektedir. Yine “bunlardan dördü haramlardır” ifadesi de Şehri Ramazan’dan/Sıcak Dolunay’dan itibaren görülen 4 dolunayı kastetmektedir. Dolunaylar her 29,5 günde bir ortaya çıkarlar. Allah gökleri ve yeri yarattığında bugünkü takvim aylarının ve hiçbiri yok idi.

Bizden evvelkilere savm sayılı günlerde farz kılınmıştır. Sayılı günlerin Arapça’da 3-10 gün olduğu hususunda bir tartışma yoktur. Bizlere farz kılınan savm için kullanılan ifade şudur; “kim bu aya şâhit olursa hemen onda oruç tutsun”. Şahit olmak tanık olmak demektir. Ramazan ayını takvim ayı olarak kabul edersek takvim ayına şahit olunmaz. Dünyanın her yerinde takvim ayı isimleri ve türleri farklıdır. Oysa ki o takvim ayının oluşmasını sağlayan gök hali her zaman sabittir değişmez. Ancak gökteki ayı görenler ona tanıklık edebilirler. Bu anlamda bu ayette; kim gökteki ayın ŞEHR/DOLUNAY halini görürse onda savm etsin, deniyor. Bizdeki savm da bizden evvelkikelerde olduğu gibi yine 3-10 gündür.

Savm’ın 3-10 gün olduğuna bir başka işaret de Bakara 196’dadır.

…Fakat kim bulamazsa artık üç gün haccda, yedi de döndüğünüzde oruç tutması! Bu, tam ondur. Bu [hüküm], ailesi Mescid-i Harâm'da hazır olmayanlar içindir. Allah'a takvâlı davranın ve şüphesiz Allah'ın cezasının çok şiddetli olduğunu bilin. (Bakara, 196)

Tüm bunlardan çıkardığımız sonuç şudur ki; savm, yaz dönümü olan 21 Haziran’dan sonraki ilk ŞEHR’DEN/DOLUNAYDAN (bu günler yılın en sıcak günleridir) itibaren 3-10 gün süreyle yerine getirilmelidir.

Dolunay vakitlerine aşağıdaki linkten bakılabilir:

http://www.kalender-365.de/ay-takvimi.php

Yazıyı beğendiyseniz paylaşabilirsiniz

Son Güncelleme: Pazar, 13 Kasım 2011 18:27
 

Image Gallery

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün19
mod_vvisit_counterDün57
mod_vvisit_counterBu hafta194
mod_vvisit_counterGeçen hafta476
mod_vvisit_counterBu ay1332
mod_vvisit_counterGeçen ay3707
mod_vvisit_counterToplam19554

We have: 2 guests online
Bugün: Şub 23, 2012