| Gerçek |
|
|
|
| Pazar, 14 Ağustos 2011 09:53 |
|
Kur’an’da geçen “hakk” kelimesinin anlamı gerçektir. Burada “hakk” kelimesinin kullanılmasına üç örnek vereceğiz. 1.Nesnel Gerçeklik: Ve Biz gökleri, yeryüzünü ve aralarındaki şeyleri ancak hakk/gerçek ile yarattık ve elbette ki, o saat [kıyamet] mutlaka gelecektir [kopacaktır]. Şimdi sen aldırış etme ve güzel muamele et. (Hicr, 85) Ve Biz gökleri, yeryüzünü ve ikisi arasındakileri oyun oynayanlar olarak yaratmadık. Biz o ikisini sadece hak/gerçek ile yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar. (Duhan, 38-39) O [Bir tek, kahrediçi Allah], gökleri ve yeri hak/gerçek ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne bürüyor, gündüzü de gecenin üstüne bürüyor. Güneşi ve Ay'ı emre âmâde kılmıştır. Hepsi de adı konmuş bir ecele akıp gitmektedir. İyi bilin ki, O, çok güçlü ve çok bağışlayıcıdır. (Zümer, 5) 2.Doğru Yol Anlamında Gerçek: De ki: “Ortaklarınızdan, önce yaratıp, sonra da onu çevirip yeniden iade edecek; diriltecek kimdir?" De ki: "Allah önce yaratır sonra da onu iade eder. O hâlde nasıl döndürülüyorsunuz?" De ki: “Ortaklarınızdan doğru yolu gösterecek olan kimdir?” De ki: "Allah, hak olan doğru yola kılavuzluk eder. O hâlde kim doğru yola kılavuz olur? O hâlde doğru yola kılavuz olan mı kendisine uyulmaya daha lâyıktır, yoksa kendisine yol gösterilmeyince onu bulamayan mı? O hâlde size ne oluyor? Nasıl hükmediyorsunuz?" Ve onların çoğu, ancak bir zanna uyarlar. Şüphesiz ki zann, "Hakk"tan hiçbir şey kazandırmaz. Şüphesiz Allah onların yaptıklarını çok iyi bilir. (Yunus, 34-36) De ki: “Ey insanlar! Rabbinizden, elbette, size hakk gelmiştir. Artık kılavuzlanan doğru yola giren, ancak kendisi için girmiştir ve gerçekten, sapan da, kendi zararına sapmıştır. Ve ben, sizin üzerinize sizi ayakta tutan; sizden sorumlu biri değilim.” (Yunus, 108) İnsanlar tek bir önderli toplum idi de Allah müjdeciler ve uyarıcılar olmak üzere peygamberler gönderdi ve ihtilaf ettikler konularda insanlar arasında hükmetsinler diye onların beraberinde hak ile kitap indirdi. Ve sırf o kitap verilenler, kendilerine bunca deliller geldikten sonra aralarındaki azgınlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah, Kendi bilgisi gereği, iman edenlere, onların hakkında anlaşmazlığa düştükleri hakka kılavuz oldu. Ve Allah, dilediği kimseyi/dileyen kimseyi dosdoğru yola kılavuzlar. (Bakara, 213) 3.Nesnel Gerçek ve Doğru Yol Anlamında Gerçek: Yoksa insan için, her özleyip hayal ettiği mi var? Ahiret de, dünya da Allah'ındır. Ve göklerde nice melekler var ki, Allah'ın, dilediği ve hoşnut olduğu kimse için izin vermesinden sonraki durum dışında, yardımları, kayırmaları hiçbir işe yaramaz. O ahirete inanmayanlar, melekleri kesinlikle dişilerin isimlendirilmesiyle isimlendiriyorlar. Oysa ki onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Onlar yalnızca zanna uyuyorlar. Zan ise “Hak”tan hiçbir şey kazandırmaz. (Necm, 24-28) Bu ayette asıl konu meleklere isim vermek değildir. Burada asıl konu meleklerin kişileştirilmesi, meleklere Kur’an’da anlatılandan farklı anlamlar yüklenerek peşlerinden gidilmesidir. Meleklerin peşinden gitmek olarak adlandırdığımız bu durum aslında insanın zannıdır. Asıl itibariyle kişi bilmediği şeyin peşinden gitmektedir. Bu ayetin daha açık halini Sebe 40-41’de görebiliriz. Ve o gün O [Allah], onları hep birlikte toplayacak, sonra meleklere: “Şunlar mı size tapıyorlardı?” diyecektir. Onlar: “Seni tenzih ederiz. Onlara karşı bizim koruyucu, yol gösterici yakınımz Sensin. Tam tersi onlar gizli güçlere tapıyorlardı. Çoğu onlara inananlardı” dediler. (Sebe, 40-41) Eğer nesnel gerçeklik ıskalanırsa, bu doğru yol anlamında gerçeğin de ıskalandığı anlamında gelir. Şöyle ki; dünya ve insan gerçek ile yatılmıştır. Bu gerçek dışında başka bir şeyin peşine düşülürse, bu öncelikle Allah’ın gerçek ile yarattığı dünyayı inkar anlamına gelir. Bu aynı zamanda insanın kendisini de inkar etmesidir. İnsanın kendisini inkar etmesi ise küfürdür; nesnel gerçekliğin üzerinin örtülmesidir. Nesnel gerçeklik temeldir. Doğru yol anlamındaki bina bu temelin üzerine inşa edilir. Ancak temel yıkılırsa artık doğru yol anlamında gerçeği yakalamak mümkün olmaz. |
| Son Güncelleme: Çarşamba, 09 Kasım 2011 00:48 |
Gerçek














