| Hicri Takvim Kur'an'a Aykırıdır |
|
|
|
| Çarşamba, 10 Ağustos 2011 13:10 |
|
O, Güneş'i bir aydınlık, Ay'ı bir ışık yapan ve senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz diye, Ay'a menziller ayarlayandır. Allah bunu ancak gerçek ile yaratmıştır. O, bilecek olan bir kavim için Âyetleri detaylandırır. (Yunus, 5) Ayette “senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz diye”, diyor ve ekliyor, “Ay’a menziller ayarladık”. Seneyi meydana getiren dünyanın güneş etrafında bir kez dolanmasıdır. İşte bu senenin sayımını hesabını Ay’a bakarak yapacağız. “Sıcak Dolunay” yazımızda 21 Haziran’daki yaz dönümünden sonraki ilk dolunayın Sıcak Dolunay olduğunu belirtmiştik. Yılın en sıcak günlerinde görünen bu dolunay, gökteki konumu nedeniyle kızıl bir renk alır ve çok parlaktır. Göze çarpan bir dolunaydır.
Güneşe bakarak senelerin hesabını ve sayısını bilmek mümkün değil. Çünkü her gün bir diğerinin aynı. Güneş doğuyor yükseliyor ve batıyor. Ancak Ay’ın her gece gökte başka bir hali var bu haller periyodik olarak tekrar ediyor. Bu durumda belirli periyotlarla görünen Ay’ın hallerinden senelerin sayısını ve hesabını çıkarabiliriz. Şüphesiz Allah katında; gökleri ve yeri yarattığı günkü Allah'ın yazısında, ayların sayısı, ay olarak on ikidir. Bunlardan dördü haramlardır. İşte bu koruyan dindir. Bu sebeple onlarda [haram aylarda] kendinize zulmetmeyiniz. Ve sizinle toptan savaşan müşriklerle siz de toptan savaşın. Ve şüphesiz Allah'ın muttakiler ile beraber olduğunu bilin. (Tevbe, 36) Sıcak Dolunay yazımızda da belirttiğimiz gibi, bu ayetteki ve zaman belirten diğer ayetlerdeki “ay” olarak yapılan çeviriler takvim ayını değil, gökteki ayın dolunay halini işaret etmektedir. Başlangıç olarak alınacak dolunay Sıcak Dolunay’dır. “Sıcak Dolunay” yılın hep en sıcak günlerinde görünüyor, kızıllığı ve parlaklığı ile göze çarpıyor bu sebeple ona Çilek Dolunay’ı da deniyor. Bu ayette dolunayların sayısı ya da sayımı 12’dir diyor. Ancak bazı yıllar 13 dolunay görünüyor. Burada önemli olan dolunayların sayısı değil, iki Sıcak Dolunay arasındaki süre. Çünkü iki Sıcak Dolunay arası bir sene (Yunus, 5). Seneyi hesaplayabilmek için en az 12 dolunay saymak gerekli. Ancak 13 olduğu yıllar da olacak. Bu yıllarda da senenin hesabı için gerekli olan 12 dolunay sayma şartı yine yerine geliyor. 13 dolunay görünen senelerde 13’ncü dolunayı ait olduğu senede bırakıp tekrar ilk Sıcak Dolunay’dan itibaren “bir” diyerek sayacağız. Bu sayımı yaptığımız esnada dünya güneş etrafında bir tur atmış olacak ve biz dolunaylara bakarak senenin hesabını yapmış olacağız. İkinci Sıcak Dolunay’a geldiğimizde ikinci sene başlayacak. Ve bu sayede seneleri sayabileceğiz. Senelerin sayısını ve hesabını bilmek için gökyüzüne bakıp dolunayları saymak dışında yapacak bir şey yok. “Şüphesiz Allah katında; gökleri ve yeri yarattığı günkü Allah'ın yazısında, ayların sayısı, ay olarak on ikidir. Bunlardan dördü haramlardır. İşte bu koruyan dindir”. Yerler ve gökler durduğu müddetçe Allah’ın ilk yarattığı günkü din bozulmayacaktır. Peki sayımı böyle yapmak neden önemli? 1.Savm’ın zamanı ve süresi Sıcak Dolunay’a göre hesaplanıyor. Bakara 185’teki Şehri Ramazan tabirinin Hicri takvimdeki Ramazan ayı olarak çevrilmesi neticesinde Müslümanlar savm’ı yanlış zamanlarda ve 3-10 gün yerine 30 gün süreyle yerine getiriyorlar. 2.Kur’an’ın haram aylar/yasak aylar dediği Sıcak Dolunayla birlikte sayılan dört dolunay dönemi hayvanların doğurdukları, yavrularını büyüttükleri, tabiatın kendisini yenilediği bir dönemdir. Bu dönemde av yapılması durumunda yavrular büyüyemeden ölmekte nesilleri tehlikeye girmektedir. Bu döneme ilişkin Maide Suresi’nde av yasağı var. Ancak bugün bir seneden kısa olan hicri takvim (354 gün) sayesinde hac ayları (takvim ayları) her sene 10 gün geriye gitmekte dolayısile haram aylardaki/yasak aylardaki av yasağı da ihlal edilmektedir. Ey iman etmiş kimseler! Sözleşmeleri yerine getirin. Siz dokunulmaz iken [hacc görevi sürdürürken] avlanmayı helâl görmeksizin, size okunacaklar hariç, en‘âmın [dört bacaklı, iki tırnaklı, geviş getiren ve ot yiyen hayvanların] kusursuzları/gerdanlıksızları size helâl kılındı. Şüphesiz Allah dilediğini hükmeder [dilediği yasayı koyar]. (Maide, 1) Ey iman etmiş kimseler! Siz dokunulmaz iken [hacc görevini sürdürürken] av hayvanı öldürmeyin. İçinizden kim kasten onu öldürürse, yaptığı işin vebalini tatması için, Ka‘be'ye ulaşacak bir hedy olmak üzere öldürdüğü hayvanın benzeri ona ceza olacak, –buna içinizden iki adaletli kişi hükmeder– yahut kefaret olarak miskinleri doyurmak, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim de tekrarlarsa, Allah ondan intikamını alır [yakalayıp cezalandırarak adaleti sağlar]. Ve Allah, azîz'dir, intikam sahibidir. (Maide, 95) Tevbe 36’dan bir sonraki ayet, Sıcak Dolunay’la başlayan ve 4 dolunay dönemince devam eden haramın/yasağın nasıl helal/serbest hale getirildiğini anlatmaktadır. Müşrikler (bugünkü Hicri takvimciler) Sıcak Dolunay’dan itibaren 12 dolunay saymakta ve aynı sene içinde görülen 13’ncü dolunaya “bir” diyerek devam etmekte, bu sayede güneş yılına göre devamlı geriye giden bir takvim yılı ve takvim ayları meydana getirip, haram dolunayları/yasak dolunayları helal/serbest hale getirmektedirler. O “nesi”, ancak küfürde fazlalıktır ki, onunla küfretmiş kimseler şaşırtılır; Allah'ın haram kıldığının sayısına uydursunlar da Allah'ın haram kıldığını helâl kılsınlar diye onu bir yıl helâl, bir yıl haram sayarlar. Kendilerine amellerin kötülüğü süslenip güzel gösterildi. Ve Allah, kâfirler toplumuna hidâyet etmez. (Tevbe, 37) Hicri takvim Kur’an gerçeklerine taban tabana zıttır. Hicri takvim ile haram dolunaylar/yasak dolunaylar helal hale getirilmekte, tabiat onarılamaz şekilde tahrip edilmekte, Müslümanlar yanlış zamanlarda 20-27 gün fazla savm etmektedir. Hicri takvim ile bilimin, Kur’an’ın ve dinin üzeri örtülmektedir. |
| Son Güncelleme: Cuma, 14 Ekim 2011 23:53 |
2.Hicri Takvim Kur'an'a Aykırıdır















